10 Ocak 2020 Cuma

Güzellik Göreli Değildir

Güzelliğin göreli olduğu fikri bir avuntuya dönüşebiliyor. Bu fikir, giderek, aslında güzel diye bir niteliğin olmadığı savunusuna, güzellik algımızın yalnızca toplum, kapitalizm, şöhretler ve sair dışsal koşullarca inşa edildiği inancına kadar vardı. Ben, dünyaya tabula rasa olarak geldiğimize inanmadığım gibi, güzellik algımızın sırf toplumsal bir inşa olduğuna ve beğenilerimizin bize dayatıldığına da inanmıyorum.

Güzellik deyince hepimizin aklına kadınlar geliyor, biliyorum. Daha genel de bakabiliriz: Cazibe diyelim. Erkek veya kadın, insan türünün kimi üyeleri daha fazla insanı kendine çekerken, kimileri daha az insanı cezbediyor -kimisi ise hemen hemen hiç kimseyi cezbetmiyor. Bunun, intiharlar, depresyonlar ve savaşlar için yapıldığı gibi, yine tek neden olarak kapitalizmle bağlantılandırılmasını hatalı buluyorum. Kimileri doğuştan daha güzeldir. Daha yakışıklıdır. Uzun boyludur. Cazibesi vardır bir şekilde. Ona elli kişi bakarsa, bir başkasına bir kişi bakar mesela. Kimisinin teninden ışık fışkırır adeta. Bedenler arasında güzellik ve sağlık bakımından bariz bir şekilde farklılıklar var ve bunun inkâr edilmesini hiç de makûl bulmuyor, hatta bunu bir kendini kandırmaca, bir züğürt tesellisi olarak görüyorum.

Komünizm de gelse, kapitalizm çökse ve yeni bir ekonomik sistem de kurulsa, her halükârda bireyler arasında güzellik, çekicilik, sağlık, aura ve albeni bakımından derece farklılıkları olacaktır ve bu durum kulağa adil gelmese de böyle -gelecekte değişecek gibi de durmuyor.

Bu yüzden, kendinle barışık olmak iyidir diye düşünüyorum. Kendinle barışık olmaktan kastedilen, malûm, çoğunlukla bedensel kusurlarını olduğu gibi kabullenmek. “Kendisiyle barışık bir insan” derken, değiştirmenin onun elinde olmadığı kimi eksikliklerden ötürü yakınmayı bırakmış kişiler anlaşılır. Öyleyse insanlar, her ne kadar güzelliğin göreliliğinden dem vursa da, çok kusurlu, az kusurlu ve daha az kusurlu gibi kimi derece farklılıklarını zaten kabulleniyor demektir. Kusurların varlığına inanmasaydık ve güzelliğin, estetiğin ve cazibenin göreli olduğuna gerçekten inansaydık, kendimizle barışık olma gibi bir ihtiyacımız da zaten ortaya çıkmaz, bunun muhabbetini hiç yapmazdık.

Ben de barışığım kendimle. Benden kişilik ve beden bakımından üstün, benden on kat daha, yirmi kat daha cazip kişilerin varlığını kabul ediyorum ve bu beni rahatsız etmiyor. Göreliliğe referansla kendimi kendimden daha güzel, cazip, genç, sağlıklı, karizmatik, güçlü karakterli vs. olanlarla eşitleme yanılsamasına kapılmak, yani kendimi kandırmak istemiyor ve insanlar arasındaki kimi farkların kapanamaz oluşunu bir sorun olarak görmüyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder