12 Eylül 2019 Perşembe

Erkeği Yetiştiren Kadın mı?

“Bir erkeği eğitirseniz, bir erkeği eğitmiş olursunuz. Ama bir kadını eğitirseniz, bir nesli eğitmiş olursunuz. Çünkü erkeği yetiştiren de kadındır.” Hadi canım! “Eğitmek” ile kastedilen üzerinde mutabık kalınmasının zorluğu bir yana, kadına -ve daha doğrusu annelere- burada biçilen rol son derece abartılı.

Neyse ki son zamanlarda bir uyanış yaşanıyor: “Çocuğu yetiştiren bir tek annesi değildir” saptaması yaygınlık kazandı. Çocuk ilk fiziksel temaslarını, ilk izlenimlerini ve öğrendiklerini anneden, babadan ve yakın çevresinden edinir muhakkak. Ailenin ve annenin rolü burada göz ardı edilemez. Gelgelelim çocuk toplum içinde yetişir. Annenin çocuğu, sanki çocuk dünyadan kopuk, yalıtılmış bir varlıkmış gibi, boş bir levha, yoğrulmayı bekleyen bir hamurmuş gibi sıfırdan, dilediğince şekillendireceğine dair inanç büyük bir yanılgı. Annelere yüklenen bu olağanüstü misyon, çocuklarını diledikleri gibi yetiştiremediklerinde, çocuk beklenen davranışları sergilemediği, arzu edilen tutum ve tercihleri kazanmadığında onları düş kırıklığına da uğratıyor. O kadar kitaplar aldım diyor kadın, çocuk yetiştirmek üzerine, "o kadar özenli davrandım, niye böyle oldu ki?" Anne sanıyor ki bu sırf onun beceriksizliği. Oysa annelerin çocuğun karakterinin gelişmesinde mutlak bir hükmü yok. 

“Bir kadını eğitirsen bir nesli eğitirsin” vecizesinde kadınlara düzülen methiye esasen bir aldatmaca. Bir kere “eğitim” ile bilerek ya da bilmeyerek yenilenme, toplumun ileriye gitmesi, düzelmesi, çağdaşlaşması vs. anlaşılıyor. “Eğitim” hep cehaletin karşıtı olarak kurgulanır. Öte yandan nesilleri eğitme görevini kadına yükleyerek aslında tam da geleneksel, yerleşik yapıyı sürdürmüş oluyorsun. 

Annelere böylesine methiyeler düzmek, “yeni nesil sizlerin eseri olacaktır” minvalinde sözlerle onların gururlarını okşamak ilk anda cazip gelebilir. Bir an için kadın olduğumu düşünüyorum, bunları duysam hoşuma gider, bir an için kendimi güçlü duyardım herhalde. Ancak bu sözde methiyeler, her şeyi tek bir nedene, tek bir kökene bağlama alışkanlığındaki, karmaşık bir ağ olan toplumsal ilişkileri basite indirgeme alışkanlığındaki toplumumuzun, “katilleri yetiştirenler de sizsiniz!” diyerek kadınları suçlamasına da yarıyor.

Bu yüzden, evet, annelik önemlidir; ama ona mutlak bir güç atfetmek abartılı bir tutum. Çocuk yakın ve uzak çevresinin ve içine doğduğu toplumsal kültürün etkilerinden soyutlanamaz. Tüm bu etkiler yokmuş gibi, toplumun iyiye götürülmesini sırf annelerden beklemek ve iyi veya kötü tüm sonuçları onlara bağlamak yanıltıcı olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder