24 Mayıs 2019 Cuma

Maddî Gerçeklik Psikolojik Üstünlüğün Üstünde

Algıya haddinden fazla önem atfedildiğini düşünüyorum artık. “Önemli olan gerçekler değil, gerçeklerin nasıl algılandığıdır” denir ya, bir yere kadar doğru doğru olmasına da, en nihayetinde gerçekler baskın geliyor. Alışveriş sitelerinde sipariş geçmişi olur, bilirsiniz. Orada gördüm. 2017 Kasım’ında 63 liraya aldığım bluetooth klavye şimdi 269 liradan satışta mesela. Ben bunu nasıl algılarsam algılayayım, bana bunun bir pahalanma olmadığı ne kadar anlatılırsa anlatılsın, fiyatın arttığı gerçeği değişmiyor. 

İradenin öneminin de abartıldığını düşünmeye başladım. İrade önemsizdir demiyorum. Yalnız, önkabullerin hatalıysa, sonuç vermeyen uygulamalarda ısrarcıysan o konuda irade göstermek olumsuz sonuç veriyor. İrade ortaya koymadan önce ölçüp biçmek lazım. Kararının ne olduğu kararlılıktan daha önemli. Kararlılığın kişiyi düze mi çıkartacağı yoksa uçuruma mı götüreceği alınan karara göre değişir.

Psikolojik üstünlüğe abartılı bir önem veriliyor. Ortada buz gibi gerçekler varken psikolojik üstünlüğün pek etkisi olmuyor. Hitabetin önemi de benzer şekilde abartıldı. Etkili konuşmak güzeldir ama en sonunda maddî gerçeklik galip gelir. 

Teknik direktör olduğunuzu düşünün. Takımınız beş-sıfır yenik durumda ve sırf etkili konuşmayla, amiyane tabirle “gaz vererek” işleri yoluna koymaya çalışıyorsunuz. Çok da güzel konuşuyor, insanların duygularına hitap ediyor, bam tellerine dokunuyorsunuz. Derken bir gol daha geliyor ve sonuç: Altıya sıfır. Gerçek sorunlarla yüzleşmedikçe, ona karşı önlemler almadıkça, futbol örneğinden gidersek en basitinden taktik değiştirmedikçe dilediğin kadar hitabetin güçlü olsun, dilediğin kadar “sıkıntı yok”, “her şey yolunda, müsterih olun” filan deyin, boş.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder