6 Nisan 2018 Cuma

İstiklal Marşı Tartışmaları

Azıcık müzik kulağı olan herkes biliyor: İstiklâl Marşı’nın bestesi ile güftesi uyumsuz. Çocukluğumuzdan beridir, ifadelerin yarım kaldığını ve vurguların yanlış yerlerde olduğunu bile bile söyledik, söylüyoruz. “O be!” diye coşkuyla haykırdıktan sonra, hiç sebep yokken tüm coşkumuzu yitirip “nim milletimin” diyoruz. Çocuklar anlayamadığı için “nim milletimiz” diyor hatta. Çocuklar anlamıyor zaten. Veya “olmaz dökülen” dedikten sonra beklemeye geçiyoruz. Vurgu hataları, yarım ve kesik ifadeler dolayısıyla duygu eksik kalıyor. Sözlere özellikle dikkat etmedikçe, yani önünüzde yazılı hâli olmadıkça ne dendiğini anlamak, bestenin uyumsuzluğu nedeniyle hayli güç.

Marşın bestesi çok güzel. Ama belli ki elde sözler olmadan, sözlere bakılmadan bestelenmiş. Belli ki, ne Mehmet Akif mevcut İstiklâl Marşı bestesini işitip ona uygun bir şiir kaleme almış, ne de bu beste Akif’in sözlerine bakılarak yapılmış. Muhtemelen aceleye getirilmiş. Bu yüzden, ulusal marşımızın bestesinin daha uyumlu bir besteyle değişmesini çok isterim.

Öte yandan, İstiklâl Marşı’nın bestesi ilahi formunda değiştirilecekse aynı kalsın daha iyi. Kimi uyarlamaları dinledim. Zararı yok. Sözlerle beste uyumlu hatta, tamam. Ama fazla yumuşak kardeşim. Olmaz öyle. Marş dediğin sert, ciddi ve gür ifade edilmeli. Marş dediğin en nihayetinde militer bir konu. Epik sözler Türk Sanat Müziği formunda olmuyor öyle. Yumuşak kaçıyor. Tabi bu denemeler bir nevi kültürel faaliyet sadece. Öyle resmî marş olmaz. Ciddiyetsiz durur.
Dediğim gibi, mevcut beste çok güzel. Ama sözlere oturmuyor.

Şöyle coşkulu, tempolu, sözlerin tam da vurgulanması gerektiği yerde sesin dikleşip diğer yerlerde durulduğu, kesik kesik değil de bütünlüklü bir beste yapılsa tadından yenmezdi. Senfoni orkestrası eşliğinde on tenor, beş bas ve beş bas-bariton solistin ortalığı inlettiği bir lansmanla pekâlâ benimsenirdi. Esler cümlelerin sonunda verilir, bütünlük sağlanır, böylelikle çocuklar bile sözlerin nerede başlayıp nerede bittiğini ve ne anlama geldiğini kolaylıkla idrak ederdi.