1 Ocak 2018 Pazartesi

2018'den Beklentilerim

Bin kere olmuştur da bir tanesi basına sızıvermiş: Başını kapatan kız çocuklarına “kapandım, mutluyum” gibi dövizler hazırlatıp “kapanma partisi” düzenlemişler. Reşit insanlara yönelik olsa hadi neyse. Bu yapılanlar lise, ortaokul ve hatta yer yer ilkokul öğrencilerine, henüz reşit olmamış kız çocuklarına yönelik. Devlet kurumunda çalışan bir öğretmen, çocukların başını kapatmaları yönünde telkinde bulunsa başına iş açılmayacağını, hatta velilerin onayını alacağını biliyor. Sonuçta tebliğ müessesesi var diyor. Rüzgar arkasında. Ama bir başka öğretmen, hani fikir ve tebliğ “özgürlüğü” var ya, kız çocuklarına “bırakın saçlarınız rüzgarda savrulsun” veya “dinin buyruklarına itaat etmek özgürlük değildir” filan dese, diyemez gerçi ama dese mesela, en iyi ihtimalle şikayet edilir ve hakkında soruşturma açılır, muhtemelen epey başı ağrırdı.

Taksim Meydanı’na çıkan yollar kapatılmış. Dünya’da her yerde yeni yıl coşkusu var. Bizde meydanlar boş. Hoş, dolu olsa n’olur ki? Zaten yollar kapatılmasa bile insanlar evlerinden çıkmıyor artık. Migros ya da Carrefour kaldı bir tek, oradan bira ya da şarabını alan eve kapanıyor. Dışarı, meydanlara çıkayım da kendini havaya uçuran bir sosyopat yüzünden pisi pisine öleyim mi? Eğlence mekanları mı? Vallahi bana hitap etmiyor. Ben dingin yapıdayım. Öte yandan ne kadar giden kaldı ki? İstanbul’un büyük gece kulüplerinde yılbaşı eğlencelerinde Ortadoğulu turist kaynıyor. Heves ediyorlar muhtemelen. Geçen yılbaşında yaşanan saldırıda öldürülenler hep turistti. Zaten kendi vatandaşlarımız çoktan bırakmış kamusal alanı. Herkes evinde. Perdeler çekili.

Hoşgörüden dem vurulurdu. "Canım" deniyordu, biyoloji dersinde evrimin yanı sıra yaradılışçılık veya diğer adıyla akıllı tasarım konusu da işleniversin, "ne var bunda?" Hani ABD’den ithal, hiçbir uluslararası hakemli yayında kaale alınmayan şu sözdebilim (pseudo-science). Peki ne oldu? Farklı görüşlerin bir aradalığı filan? Demokrasi? Yok abi. Lise müfredatından evrim çıkartıldı. Sonuç bu. Önce “canım, bunun yanında şu da öğretilsin” dendi. Sonrasında bir de baktık ki “bir tek benim istediğim öğretilecek!” oldu bittisi. Geçmiş olsun.

Bunları niye yazdım? Çünkü benim 2018’den hiçbir beklentim yok. Kendim olacak, kimseleri kırmadan, hakaret etmeden fikirlerimin arkasında duracağım. Kendim, inadına, dilediğim gibi yaşayacağım. Yanlış yanlıştır kardeşim. Sırf sesi gür çıkıyor diye yanlışı doğru saymak büyük hata. Sırf tepki görmeyeyim diye susmak çözüm değil. Tepki görüyor olman haksız olduğun anlamına gelmez. Böyle hayat yaşanmaz.

Evet, fazlasıyla kişisel belki ama 2018’den tek beklentim başı dik durmaya, kendim olmaya devam etmek. Yalnızca bu.

Yeni yıla evde Blade Runner 2049 izleyerek gireceğim. Ve kadehimi tüm güzel insanlara, tüm güleryüzlü, iyi niyetli, erdemli insanlara kaldıracağım.

İyi ki varsınız.