30 Aralık 2017 Cumartesi

Milli Piyango ve Hayaller

Piyangonun vurmayacağını bile bile bilet aldım. Cüzdanımda taşıyorum. Arasıra çıkarıp bakması hoşuma gidiyor. İçimi ısıtıyor. Bilmem kaç trilyon çıksa ne yapardım diye düşünüyorum. Pek hayal kuramıyorum. Otuz beş buçuk yıl gayet güzel geçti. Bundan sonra ne yaşasam kâr. Hayal kuramıyor olmam bana özgü bir kusur mu yoksa insanların aklına gayrimenkûl almak dışında hayal gelmemesi genel bir sorun mu, bilmiyorum. Biraz düşününce, kendimi az çok tanıdığımdan, altmış iki bölü dört, yaklaşık onbeş trilyon çıksa, eh, kayda değer bir süre çalışmak zorunda olmamayı garantileyeceğim için, öncelikle istifa ederdim diyorum.

Yüksek lisans yaptık diyorum. Boşa gitmesin. Gerçi hayatta yapılan hiçbir şey boşa gitmez; ama yurtdışında, ne bileyim, mesela İngiltere’de bir felsefe doktorası yapmak güzel olurdu diye düşünüyorum. Düşündükçe içim ısınıyor. Açılın, ben geliyorum! Modernite ve postmodernite üzerine çalışabilirim. Değerlerin evrenselliği ya da göreliliği üzerine de olabilir. Doktora için birçok yere başvururdum. İngilizcem yeterli. İlla ki kabul ederdi bir yer diyorum. Üstelik ve en önemlisi, tezle uğraşırken para kazanmak zorunda olmayacağım. Nasıl olsa kenarda doktorayı bitirene kadar yetecek bir meblağ var. Trilyoncuklarım. Ne güzel olurdu. Bireysel çalışma. Mis. Oku, araştır, düşün, tartış, yaz ve düzenle. Tek derdin bu. Zorunda olmadığın, gönüllü gönüllü yaptığın ve bonus olarak yalnızca kendi sorumluluğunu taşıdığın bir iş. Öte yandan, Lacan’da mı okumuştum yoksa Zizek mi demişti, zaten ikisi aynı kişiymiş gibi gelir bazen, kişi arzu ettiği sandığı şeyi arzu etmezmiş. Fantaziler kurar, kafasında kurduğu hayali belirli bir mesafede tutar ve onun orada, uzakta durmasını istermiş. Kavuşursa büyü bozulacak çünkü. Bu yüzden, belki de, bu tip fantaziler kişinin savunma mekanizmasıdır. Gerçekte küçük bir kasabaya yerleşmeye, köye dönmeye, veya az önce DW News kanalında izlediğim gibi, kuzeyin en kuzeyinde bir deniz fenerinde, tümden yalıtılmış bir hayatı yaşamaya niyeti yoktur da, hayat gailesi onu yorduğu vakit böyle kaçış fantazileri kuruyordur. Sağlıklı olan budur belki. Emin değilim.

Büyük ikramiye önemli değil. Adamlar gerçekten de, birkaç haftalığına da olsa umut satıyor insanlara. İyi ki bu çeyrek bileti almışım. Baktıkça hayal kurmama vesile olduğu için bile değer.