17 Kasım 2017 Cuma

Ya Başkasına Çay Demlerse?

Şöyle bir alıntı gördüm: “Bazen aklıma geliyor üzülüyorum, ‘ya başkasına çay demlerse?’” Öyk. Bir de şu var, yeni: “Sahi, biz ne ara üzerine çay içilmemiş bir yemek gibi yarım kaldık sevgilim?” Müsaadenizle ben bir kusup geleyim :/ Yazarı gülümsemeyen, sert bakışlı, sakallı bir genç. Hani hem en romantik benim hem de maçoyum, “öfkem de sevgim kadar büyük olur!” tarzı, böyle hem asi, hem mahallemizin delikanlısı, çok sever ama döver de, sevgi pıtırcığı ama ağzında küfür, sürekli lanlı lunlu konuşan, son yıllarda edebiyat çevrelerinde yaygınlık kazanmış bitirim tiplerden. Biliyorum, bu durum yeterince eleştirildi zaten. Sosyal ağlarda yapılan çay romantizmi ise resmen dalga konusu artık.

Sanırım bu tip ifadeler kurulurken mümkün olduğunca geniş bir kitle hedefleniyor. Astrolojideki gibi. Herhangi bir burca ilişkin güzel sözler etmenin yanısıra, "zayıf" yönlerini söylerken bile onu alttan alta övebilirsin. Nasıl olsa her burçtan milyonlarca insan var. Hiçbir emek sarf etmedikleri hâlde kendileri hakkında güzel sözler edilen, ortada bir sebep yokken kendisini değerli hisseden milyonlarca insan. “Akrep intikamcıdır” -hmm öyleyimdir! “Boğa sabırlıdır ama kızdırırsanız tepkisi sert olur” -hmm kesinlikle! Eleştiri görünümlü övgüler. İyi özellikler çoğunlukta zaten. Kötü olarak anlatılanlarsa aslında övgü vesilesi.

“Rakı içen kadınları üzmeyin” gibi laflar da böyle bir yaranma amacı güdüyor. Peki niye başka kadınlar değil de özellikle rakı içen kadınlar üzülmemeli? Açıklama yok. Sebep yok. Önemli olan, rakı içen kadının durduk yere kendisini özel hissetmesi. Bir an için “ben de rakı içiyorum, o hâlde beni de üzmeyin!” diye içinden geçirdiyse hedefi tutturdun demektir şair kardeşim. Hedef kitleye yaranma amaçlı bu tip ifadeler içerisinde en geniş, dolayısıyla en saçma olanı, belki görmüşsünüzdür, “çay veren insandan zarar gelmez” cümlesiydi. Pardon da neden zarar gelmez? “Ben de çay içtiğime, çay demleyip etrafımdakilere ikram ettiğime göre benden de zarar gelmez” diye düşünmemiz için mi? E iyi de tüm Türkiye çay içiyor? Birkaç beğeni toplayacağım diye, Twitter’da daha fazla fav alacağım diye hedef kitleyi biraz fazlaca geniş tutmadın mı? Neyse, bu uç bir örnekti.

Taktik şu: (1) Son derece yaygın bir özellik seç. (2) O özelliği taşıyan insanlar kümesine hitaben güzelleme tarzında bir cümle kur. (3) Küme dahilindeki elemanlar cümleyi görüp kendini özel hissetsin.

Viyana Çevresi filozoflarının uyarısıdır: Spesifik ol kardeşim. Ayrımlara git. Bir kavram her şeyi söylüyorsa esasen hiçbir şey söylemiyordur. Benzer şekilde, bir söz fazlaca genelse, kayda değer hiçbir ayrıma gitmiyor, milyon tane başka özelliği bakımından birbirine hiç benzemeyen unsurları tek ve genel bir özelliğe bakarak aynı kefeye koyuyorsa, o söz hiçbir şey söylemiyordur.

Dolayısıyla bu, olsa olsa, mümkün olduğunca geniş bir kitleye yaranma çabasıdır, o kadar.