3 Eylül 2017 Pazar

Batı'nın Ahlâksızlıkları

Gün geçmiyor ki Batı’nın yeni bir ahlâksızlığına tanık olmayalım.

2007 senesinde Amazon’dan dört tane felsefe kitabı almıştım. Türkçe’de bulunmayan kitaplardı. Üçü sağlam gelse de A Dictionary of Kant adlı kitabın yedi-sekiz sayfası eksik çıkmıştı. Bildiğin boş. Bembeyaz. Sonuçta dolarla alıyorsun kitapları. Ucuz değil. Üzülmüştüm hâliyle. Müşteri hizmetlerine ileti gönderip durumu anlattım tabi. Beklentiye girmemeye nasıl alışmışsak artık, “eksik çıkan sayfaları tarayarak e-posta ile bana gönderebilir misiniz?” demiştim. Bunu yapsalar dünyalar benim olacaktı. Yeterliydi. O taranmış görsellerin çıktısını alır, kitabın arasına koyardım. Maksat işim görülsün.

Bir saat sonra gelen yanıt şöyleydi: “Derhâl size aynı kitaptan bir tane daha gönderiyoruz. Elinizdekini bize iade etmenize de gerek yok. ÇOK ÖZÜR DİLERİZ!” Tabi ben şok. Gerçekten de ta Amerika’dan ücretsiz gönderdiler kitabı. Kargo ücreti dahi almadan. Elimdeki gayet sağlam diğer baskıyı ise o sıralar Kant üzerine yüksek lisans tezi yazmakta olan bir arkadaşıma hediye ettim. Eksik sayfaları tam olandan fotokopi çekip arasına koyarak. Sonuçta beş yüz sayfada sekiz sayfa nedir ki? Arkadaş da memnun olmuştu böylece.

Bugünse Booking’den kredi kartıma 110 lira iade edildi. Belgrad’da kalacağım hostelde çıkan bir sorundan ötürü başka bir hostel önermişlerdi. Peki demiştim. Yapacak bir şey yok. Bu yeni hostel daha pahalıydı. Ama hizmetten o kadar memnun kaldım ki, “aman canım! Beş gün, günde yirmi iki liraya geliyor farkı. Nedir yani?” diye düşünüyordum. Gelgelelim, bir gün Barcelona’dan telefon geldi. Hem de Türkçe bilen bir müşteri temsilcisi. Farkı iade etmek istediklerini ifade etti. O 110 lirayı verecekler yani geri. Kaçarı yok. "Önemli değil, ben hizmetten memnun kaldım" filan dedim. Nasıl şaşırmışsam artık. Aaaa, olmaz! İsterse 110 değil, 10 lira olsun, adamlar iade etmek istiyor farkı. Çünkü benim kendi tercihim ve kontrolum dışında ortaya çıkmış bir sorunmuş bu. Muhakkak geri ödeyeceklermiş. Faturayı taradım, gönderdim ve birkaç gün sonra para karta yatırıldı.

Hani insan beklentisini düşük tutar, umut bağlamaz, “olan oldu”, “yapacak bir şey yok” filan der, ilk durumda “ben nereden bileyim sayfaları senin yırtmadığını?”, ikinci durumda ise “kardeşim o hostel daha lüks olduğu için konaklama daha pahalı, işine gelirse!” gibi tepkiler almaya hazır bekler ya, ondan mıdır nedir, bu küçük jestler mutlu etti beni.

Bakalım bir sonraki sefere hangi zulümlere maruz kalacağım?