25 Ağustos 2017 Cuma

Zam İstemiyorum

Kaç senedir parasızlığa, ay sonunu getirememeye veya memurlara yapılan zam oranlarına dair tek söz etmemişimdir. Evimin borcu bitti. Yenisini almaya niyetim yok; zira konut fiyatları resmen uçmuş. Maşallah sanırsın New York’tan ev alıyoruz. Uç bir örnek olacak ama Etiler’deki bir stüdyo dairenin ilanı vardı. 1+0 yani. 1.8 trilyondu bedeli. Yeni parayla milyon oluyordu, değil mi? Yaklaşık iki milyon Türk lirası. Uygunmuş. Hemen alalım! Diyeceğim, mütevazı evimin borcu bitmiş, zaten masrafsız adamım, ilgi duyduğum konular okumak olsun, yüzmek, koşmak, sohbet etmek, film izlemek filan olsun, zaten maliyetsiz işler. Kaydıyla kuyduyla bakımıyla uğraşmak istemediğim, hepsinden öte heves etmediğim için arabam da yokken ne diye para muhabbeti yapayım? Hiç yapmadım hâliyle.

Çoluğu çocuğu olan, kirada oturan, belki yaşlı veya engelli ebeveynlerine de bakmak durumunda olan memurla benim durumum bir değil. Bunun farkındayım. Yine de kendi adıma konuşmama engel yok: Kamu çalışanlarına yapılan zam oranları UMRUMDA BİLE DEĞİL. Açıkçası çok bile zam yapmışlar. Şu an, hazır OHAL de varken, hiç zam yapılmasaydı bile kimse gıkını çıkaramazdı. Geçiniz. Hatta bugün “darbe atlatmış, beka sorunu yaşayan, dış mihrakların ve içerideki hain işbirlikçilerinin yıkmak istediği devletimizin içinden geçmekte olduğu bu zorlu süreçte herkes elini taşın altına koymalı” gibi bir açıklama yapılabilirdi pekâlâ. “Kamu çalışanları da elini taşın altına koyar, böylesine olağanüstü şartlarda zam talep etmez, hatta maaşlarından kesinti yapılmasına razı gelirse ülkesini ve devletini gerçek anlamda sevenler ortaya çıkmış olacaktır” diye de eklenebilirdi. Hadi bunlar varsayım; ama şu bir gerçek ki hiç zam yapılmasaydı bile hiçbir şey olmazdı. Kendimizi kandırmayalım.

Benim, bir kamu çalışanı olarak sendikalardan başka isteklerim var. Bana zam yapılmasın, sorun değil; ama müfredatta bilimsellikten ödün verilmesin, din dersi SEÇMELİ hâle getirilsin, karma eğitimden sapma olmasın, öğrenciler vakıf ve dernek adı altında kurulmuş ideolojik yapılara emanet edilmesin, nasıl ki İmam-hatip ortaokulları varsa, Fen ve Anadolu liselerinin de orta kısımları açılsın vs vs. Üç haftadır %3 mü %3,5 mu muhabbeti. Hayır, zaten bende gereksiz bir gurur var, millet “beleşçi öğretmenler” demesin diye dolmuşta filan öğretmen indirimi varsa bile tam ücret veririm. Yirmi beş - elli kuruş için millete koz vereceğime, kendime "üç kuruşun hesabını yapıyor" dedirteceğime tamdan da fazla vermeye razıyım. Yeter ki sussunlar. Böyle de salakça bir gurur bendeki işte.

Bir şey daha: Kimsenin maaşını merak etmiyorum. Belki çok kazanıyordur. Belki aileden zengindir. Arsaları, evleri vardır -bana ne? Ama kamu çalışanlarının maaşları televizyonlarda BRÜT hâliyle afişe ediliyor ve bu durumdan hiç haz etmiyorum. "Vergilerimizle ödüyoruz maaşınızı!" E sen de benim vergilerimle başka hizmetler alıyorsun? İstemiyorum kardeşim zam filan. Eğitimde kalite artsın, cehaletle savaşalım, ülkede huzur artsın.

Yemişim zammı.