14 Şubat 2015 Cumartesi

Batılı Yaşam Tarzı ve Tecavüze Davet? Bir Değini.


2013 Ağustos'unda Helsinki'deyken çekmiştim bu fotoğrafı. Finlandiya'da önemli bir maç. Şehri gezdikten sonra, dönüşte denk gelince, iki tane bira alıp maçı seyretmiştim. Kimsenin küfrettiğini sanmıyorum. İnsanlar sakindi; ama ciddi ataklarda ve gol olduğunda coşkuluydu. Bu "beleştepe" diyebileceğim nokta da dâhil olmak üzere, "kızlı-erkekli" izliyordu insanlar maçı. Kimse kimseyi taciz etmiyor, kimse kimseyi potansiyel tecavüz hedefi olarak görmüyordu. Finlandiya'da yılda kaç kez böyle olaylar yaşanıyordur ki zaten? Hele bizde olanlar, Özgecan Aslan'ın tecavüze uğraması, bıçaklanması, ardından cesedin -tanınmaz hâle gelmesi için- yakılması. Katillerden birisi Facebook'ta daha önce erdem nutukları atan bir paylaşım yapmış. Şoförmüş kendisi. "Şoförlüğü küçümsemeyin" demiş. "Şoföre yavrunuzu, ananızı, bacınızı emanet ediyorsunuz, canınızı emanet ediyorsunuz" demiş. Zaten bir konuyu çok vurgulayan kişiye inanmayacaksın. Ahlâka çok fazla vurgu yapan erdem hatiplerini samimi bulmazdım. Artık bu tip nutuklar çeken ahlâk bekçilerinin ne denli tehlikeli oldukları, iyiden iyiye ayyuka çıktı. Demek ki sana bir şey emanet edilmezmiş pislik herif, demek ki niyetin belliymiş ki üzerini örtmek için ahlâki nutuklar atıyormuşsun.


Avrupa'ya özenmek mi? Hani bazı muhafazakâr ve/veya İslamcı yazarlar, çözümü kadınları pembe otobüslerde yalıtmakta, kadınları mümkün olduğunca gözden uzak tutmakta buluyor ya, hani onlara göre tüm bu yaşananların müsebbibi Batı tarzı yaşama özenmekmiş ya, o bakımdan söyledim. Bence tam aksi. İnsan ilişkileri, akşam sohbetleri, bir-aradalık kültürü, kadınlık-erkeklik durumları, nezaket, mahremiyete, inançlara ve tercihlere saygı konularında, sonuna kadar Avrupa özentisi olduğumu açıkça itiraf ediyorum. Her şey ekonomi demek değil. Dünyanın en zengin ülkesi olsan ne yazar, insanlık bakımından geriye gittikten sonra. Şu Finlandiya'daki insana saygıya özenmek özentilikse, sonuna kadar özentiyim.


Tamer.