5 Ocak 2014 Pazar

Zizek'in Yeni Kitabı: "Hiçten Az" Üzerine:


Değerli dostum Erkal Ünal Slavoj Zizek'in Hiçten Az adlı kitabını çeviriyor ve bitirmek üzere. Kitabın "Giriş" bölümünü okumak ilk bana nasip oldu. Sadece bu bölümü okumakla bile gördüm ki Erkal her zaman olduğu gibi müthiş bir iş çıkartmış -belki de bu yapıt çeviri hayatının mihenk taşı sayılacak. Kitaba dönersek, Zizek şunları söylüyor:

"Peki ya bu eleştirel oyun dinin doğasını kökünden değiştiriyor ve böylece Kant aslında korumayı amaçladığı şeyin altını oyuyorsa? Kant’ın eleştirisini liberalizme ve nihilizme giden yolu açan modern düşüncenin esas felaketi addeden o Katolik teologlar haklı olamazlar mı?"

Kitabım Tanrı, Özgürlük ve Ölümsüzlük'te savunduğum tezlerden birisi, Tanrı'nın ölümünü ilan eden düşünür Nietzsche olsa da, bunun altyapısını hazırlayanın Kant olduğu yönündeydi. Kant tam da inanca yer açmak için didinir ve pratik akla öncelik verirken, Tanrı'yı salt bir koyuta indirgiyordu. Bu son derece kırılgan bir tutumdu bana göre. Zizek gibi büyük bir isimden benzer sözler duymak beni mutlu etti. Yine Zizek şunları söylüyor:

"Kant'la birlikteyse, görünüm bu kötüleyici niteliğini yitirmiş ve gerçeklik diye algıladığımız şey içinde şeylerin bize görünme (bizim karşımızda var olma) şeklini anlatmaya başlamıştı ve artık yapılması gereken şey bunları "salt yanıltıcı görünümler" diye kınamak ve onları aşıp transandantal gerçekliğe varmak değil, bunun tam tersine, şeylerin bu görünmesinin olanaklılık koşullarını, şeylerin "transandantal tekvinlerini" ayırt etmekti."

Kesinlikle! Yine kitabım Tanrı, Özgürlük ve Ölümsüzlük'te görüngülerin önemsiz olarak addedilmesini eleştirmiştim. Görüngülerin/fenomenlerin altında yatan kendinde-şey'in pozitif bilgisini edinemiyor oluşumuz bizi bir karamsarlığa sürüklemek şöyle dursun, bilakis, pozitif bilgisini haiz olduğumuz görüngülerin önemini arttırır. Deneyim neden önemsiz olsun? İçinde yaşadığımız, algıladığımız ve bize göründüğü haliyle bu dünya neden küçümsensin? Görüngüler yanıltıcı değildir, yalnızca bize göründükleri gibidirler ve tüm özneler aynı deney koşullarını a priori kendilerinde taşıdıkları için görüngüler bu bakımdan nesneldir. Hal böyleyken deneyim dünyasına "yalan dünya!" deyip geçiştirmek, onu önemsizleştirmek, ya (1) görüngülerin ardındaki gerçekliğin pozitif bilgisini edindiğini iddia eden üçkağıtçıların peşine takılmaya; ya da (2) bu imkansızlıktan ötürü karamsarlığa düşmeye götürür.

Yaşayan en büyük filozoflardan biri olan Slavoj Zizek'in bu kitabını alın derim, yayımlanması yakındır. 


Tamer Ertangil.