29 Ocak 2014 Çarşamba

Arnon Grünberg ve Yahudi Mesih Üzerine

Arnon Grünberg
Bir edebi eser, örneğin bir roman çok fazla soruna işaret etmemeli. Ana fikir olmalı, belirli odak noktaları olmalı. Mesaj verebilir elbette, ama tek bir romanda çok fazla mesaj vermeye çalışınca o eserin verdiği keyif azalıyor. Arnon Grünberg'in Tirza'sını okurken müthiş keyif almıştım. İnsanı sarsarak, rahatsız ederek mesajlarını da vermesini biliyor, kendini okutuyordu. Yahudi Mesih'in yeri benim için özel. Tirza'yı okuduğumda yayınevine e-posta göndermiş ve "böyle harika bir romanı Türkçe'ye kazandırdığınız için teşekkür ederim" demiştim. Bunun üzerine yayınevi bu iletiyi çevirmene iletmiş, çevirmen Gül Özlen bana Tirza'yı sevdiğime göre Yahudi Mesih'i de sevmemin olası olduğu düşüncesiyle kitabı imzalayıp göndermişti -eksik olmasın.

Ama Yahudi Mesih bir mesajlar yığını. Her şeyi eleştiriyor, bunu yaparken okuru rahatsız etmek için bütün tabulara el atıyor, kitap bu bakımdan bir yeraltı edebiyatı ürünü gibi dursa da aslında yazarın pek de yeraltı insanı olduğu söylenemez (ama öyle çok da uyumlu değil, lisedeyken okuldan atılmış zira). Dünyaya egemen olmuş olan irrasyonel statükoyu yerden yere vuruyor. Savaşların, kıyımların, kişisel bunalımların ve ayrımcılığın mevcut sistemde kaçınılmaz olduğunu hissettiriyor. Hayırseverliğin asla bir çözüm olmadığını, ancak kişilerin suçluluk duygularını hafifleten ve mevcut düzenin idamesini sağlayan bir kurum olduğunu savunuyor. Hepsi tamam, ama romanda çok fazla kaygı var. Olay örgüsü neredeyse saçmasapan. İlk 150 sayfadan sonra, iletişimin konuşarak değil susarak gerçekleştiğini, dille değil fakat eklemlerle gerçekleştiğini, acının en hakiki iletişim tarzı olduğunu (ya da böyle bir şey) sürekli, tekrar tekrar okumaktan, bu beylik laflardan gına geldi açıkçası. Yine de başladığım her kitabı bitirme inadım galip geldi. Grünberg'in 450 sayfa yazmasına gerek yokmuş, bu kitap 150 sayfa olsa yetecekmiş aslında.

Bir gün ileride bir roman yazacak olursanız aynı anda on tane mesaj vermek yerine olay örgüsünü önemseyin bence. Okur kulağınızı çınlatır yoksa. Hollandalı yazar Arnon Grünberg ile tanışmak isteyenler Tirza'yı okusun derim.

Metinden rahatsız olmayı göze alarak tabi.
Tamer Ertangil.

"Günümüzde kahramanlığa yapışan ironi, kendi kendisini gereksiz hale getirmişti, savaşlar, gazeteler, haberler her şeye ironi hakimdi. Ciddiyet vakti gelmişti."

A. Grünberg, Yahudi Mesih, s. 19.