9 Kasım 2013 Cumartesi

Deney Gözlemden Her Zaman Üstün mü?


Kısa bir not...


Cemal Yıldırım, deneyin gözleme olan üstünlüğünden şöyle söz ediyor:

"Bir kez gözlemcinin tersine, deneyci olgunun kendiliğinden yer almasını beklemez. Deneyci olguyu üretmekle hem zaman kaybını önler, hem de gözlemini kendisine en uygun gelen yer ve zamanda yapar. Aynı zamanda gözlemini istediği kadar tekrarlamak, böylece elde ettiği sonuçları güvenirlik yolundan denetlemek olanağını elinde tutar."

(Bilim Felsefesi, Remzi Kitabevi Y., s. 81)


Yukarıdaki alıntıda söyleneni fen bilimleri söz konusu olduğunda onaylayabiliriz fakat sosyal bilimlerde durum farklı. İnsanı anlamak kolay değil. Özellikle sistematik bir deneye tabi tutulduğu vakit insan davranışı spontanlığını yitirebiliyor. Gözetlendiğinin bilincindeyse, normalde sergileyeceği davranışları sergilemeyebiliyor -ya da tam tersi. İnsan bireyini ve toplumları anlamak için yapılacak olan gözlemlerden deneklerin haberin olmaması gerekiyor diye düşünüyorum. Bunun bilim etiğine aykırı olduğunu da düşünmüyorum. (Ama örneğin kişilerin haberi olmaksızın daha önce denenmemiş bir ilacı verip onları kobay gibi kullanmak bilim etiğine aykırıdır.)

Tıpkı anket yaptığınızda kişinin sorulara samimi cevaplar verip vermediğinden emin olamayacağımız gibi, üretilecek yapay bir deney ortamı da davranıştaki doğallığı ortadan kaldırma riski taşıyor...


Tamer.